Yönetim Kurulu Başkanı'nın Mesajı

Amacımız, siz müşterilerimize üstün hizmet vererek finansal açıdan tüm beklentilerinizi karşılayabilmektir.

Yönetim Kurulu Başkanı Mesajı

Son 70 yılın en büyük finansal krizinin birinci yaşını doldurduğu bugünlerde, etkileri hafiflemiş olsa da kriz hala dünya gündeminin ana maddelerinden birini oluşturmaya devam ediyor.

Finansal krizin küresel ekonomik aktivite üzerindeki olumsuz etkilerine paralel olarak 2009'un ilk üç çeyreklik döneminde Türkiye ekonomisinde dış ticaret hacmi ve sanayi üretiminde daralmalar yaşandı. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde alınan maliye ve para politikası önlemlerinin desteğiyle, yılın ilk çeyreğinde ekonomik aktivitede yaşanan daralma yavaşlarken, güven endekslerinde ikinci çeyrekte hızlı yükselişler kaydedildi. Hızlı toparlanma üçüncü çeyrekte yerini istikrara bırakırken, yılın son çeyreğinde pozitif büyüme oranları görülme olasılığının güçlendiğini söyleyebiliriz.

2009 sonrasına bakıldığında ise, bankalar ve hane halklarının sağlıklı bilanço yapısı ile dış talebe bağımlılığın sınırlı olması nedeniyle Türkiye, dünyanın geri kalanından daha hızlı toparlanma şansına sahiptir.

Bu yıl ekonomideki küçülme eğiliminin sonuçlarının hissedildiği önemli parametreler ise enflasyon ve dış denge oldu. Zayıflayan toplam talep ve emtia fiyatlarındaki sert düşüşler sayesinde yıllık enflasyon son 39 yılın en düşük seviyelerine gerilerken; enflasyon görünümündeki iyileşme Merkez Bankası'nın 2008 sonlarından itibaren faiz indirimlerine gitmesine ve reel faizi tarihi düşük seviyelere indirerek iktisadi faaliyeti desteklemesine olanak sağladı.

Dış denge tarafında ise, iç talepteki daralma ve ithalat fiyatlarının gerilemesine bağlı olarak cari işlemler açığı daralma trendine girmesi, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını azaltırken hızlı büyüme dönemlerinde kendini gösteren temel dengesizliğin giderilmesine katkıda bulunmaya devam ediyor.

Küresel finansal krizden oldukça olumsuz etkilenen ancak en kötü noktayı geride bıraktığını söyleyebileceğimiz Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde kademeli bir toparlanma sürecine gireceğini öngörüyoruz. Güçlü bankacılık sistemi ve diğer gelişen ekonomilere kıyasla daha büyük ve sağlıklı bir iç piyasaya sahip olması, 2009 sonlarından itibaren Türkiye ekonomisinde pozitif büyüme trendinin başlamasını destekleyecektir.

Tüm bu koşullar altında Finansbank'ın 2009 3. çeyrek net dönem kârı 2008 yılının aynı dönemine göre %103'lük artış ile 624 milyon TL olarak gerçekleşti. Toplam özkaynakları, kredileri, menkul kıymetler portföyü, müşteri mevduatı, net ücret ve komisyon gelirleri, vergi ve provizyonlar öncesi kârı ve net faiz gelirleri bir önceki yıla göre artış gösterdi.

Finansbank'ın net faiz gelirleri %28'lik bir büyüme ile 1,642 milyon TL'ye ulaştı. Net ücret ücret ve komisyonları ise aynı dönemde %5 büyüyerek 442 milyon TL olarak gerçekleşti. Toplam özkaynakları ise %27'lik bir büyüme ile 3,608 milyon TL olurken, 2009 yılı 3. çeyrek sermaye yeterlilik rasyosu %17.76 seviyesinde gerçekleşti.

Geçirdiğimiz negatif döneme rağmen bu başarıyı yakalamada bizlere destek olan çalışanlarımız, ortaklarımız ve müşterilerimize destekleri ve Finansbank'a olan inançlarından dolayı müteşekkirim. Bu destek ve güvene layık olup önümüzdeki dönemlerde de başarı grafiğimizi çok daha yukarılara taşıyacağımıza inancım sonsuz.

Hüsnü M. Özyeğin
Yönetim Kurulu Başkanı